“ Yurdundan Edilen Kadın, İnsanlığımızdan da mı Edildi?”

Yurdundan Edilen Kadın

Yurdundan Edilen Kadın

Merhaba sevgili okurlarım;
Savaş onların bedenine dokunmadan önce, biz bakışlarımızla vurdurduk. Dilini bilmediğimiz, kültürünü tanımadığımız, ama yargılamaktan vazgeçmediğimiz mülteci kadınlar… Onlar susarken biz susturduk. Onlar korkarken biz bakmadık bile.“İnsan, bir yerde yurdu olmadığını anladığı zaman daha çok insandır.”O kadınlar, savaşın ortasında ne bir tercih yaptı, ne bir isyan. Sadece yaşamak istediler. Çocuklarını doyurmak, bedenlerini korumak, geceleri sağ salim uyanmak istediler. Ama şimdi biz onlara yalnızca birer “yük” gibi bakıyoruz. Onların taşıdığı travmalar değil, yanlarında taşıdıkları torbalar ilgimizi çekiyor. Biz, yurdundan edilen bu kadınlara yüreğimizin kapısını kapatırken, insanlığımızı da içeride bıraktık.“Mülteci, insanlığın en yalın halidir. Hiçbir şeye ait değil, her şeye mecburdur.” Ne diyordu Ahmet Arif “ yeryüzü yurtsuzlarındı” her bir kelimeyi iliklerimize yaşıyoruz.

Her gün yanımızdan geçiyorlar: bir parkta, bir otobüste, hastane kuyruğunda. Biz bakmıyoruz. Görmüyoruz bile. Çünkü görmek için göz yetmez, vicdan gerekir. Onlar yersiz yurtsuz, ama biz de merhametsiziz. Ve ne yazık ki bu ülkede kadın olmak zaten zor; mülteci kadın olmak, görünmezliğin ağırlaştırılmış cezası.

“Bütün duvarları yıkmak yetmez, insanların kalbindeki sınırları da kaldırmak gerekir.”

Ama biz kalbimizi çoktan tel örgülerle çevirmişiz. Onlara yer açmayı bırak, varlıklarını sindiremiyoruz. Ne Türkçelerini anlayabiliyoruz ne sessizliklerini. Çünkü onların en büyük çığlığı, bizim en büyük sessizliğimizle örtülüyor.Onlar konuşmuyor. Belki de konuşsalar bile duymayacağız. Çünkü biz kendimizi “yardım eden taraf” olarak tanımlarken, gerçekte yardıma muhtaç olan empati duygumuz.

“İnsanları yurtlarından eden şey savaş değildir yalnızca. Bencilliktir, görmezden gelmektir, susmaktır.”Ve unutma:
Yersiz kalan bir kadın, sadece bir göçmenin değil; insanlığın hatırlatmasıdır.
Bir daha ki yazımda görüşmek dileğiyle…
“Onlar sığındı, biz vicdanımızı terk ettmediğimiz bir dünyada yaşamak ümidiyle.”

Ecem Kaldırım

Ali Temür Türkiye Yüzyılı  Previous post AK PARTİ GİRESUN MİLLETVEKİLİ, TBMM KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU ÜYESİ ALİ TEMÜR: “TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ”
Milletvekili Temür İnişdibi Çaldağ Next post ALİ TEMÜR: İNİŞDİBİ–ÇALDAĞ KARAYOLUNDA ÇALIŞMALAR TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR